Hafta Sonunu Evde Geçirenlere 10 Kitap Tavsiyesi

Hafta sonunu evde oturup bir bardak kahve eşliğinde bir battaniyenin altında geçirmeyi tercih ettiğimiz günler bu sıralar biraz fazla. Sıcacık ve rahat evinizde dinlendirici bir hafta sonu geçirmek için size 10 kitap önerimiz var. Eğer kahveler hazırsa buyurun listeye…

Yeraltı Demiryolu

Yazar: Colson Whitehead

Yayınevi : Siren Yayınları

Yeraltı Demiryolu. Whitehead, Amerika’nın adeta bağırsaklarını deştiği bu romanında “rüya” ülkesinin geçmişine uzanıyor ve okurunu uzun zaman terk etmeyecek ilham verici bir mücadele öyküsü anlatıyor. Dünyada bir başına kalmış bir kadının, Cora’nın dünyaya kafa tutma öyküsü bu; öldürmeyip güçlendiren darbelerin, birer nişan gibi taşınan yara izlerinin ve zamanı gelince ya ödenen ya da ödetilen bedellerin öyküsü. Öyle bir öykü ki, çağın karanlığında pırıl pırıl parlıyor ve dört bir yanı saran kötülüğün bataklığında kaybolan ruhlara kuzey yıldızı misali yön gösteriyor.

Basın tanıtım bülteninde alınmıştır.

 

 

Vejetaryen

Yazar: Ham Kang

Yayınevi : April Yayıncılık

Rüyalar başlamadan önce Yonğhe ve kocasının hayatları gayet sıradandı. Evliliğin tekdüzeliğinde normal bir yaşam sürerlerken, Yonğhe rüyalar görmeye başladı ve vejetaryen olmaya karar verdi. Evdeki tüm etleri bir torbaya doldurdu. Kalamarları. Yumurtaları. O hafta kocası, iş yerine ilk kez ütüsüz bir gömlekle gitti. Bu, korkunç değişimin başlangıcıydı.

Basın tanıtım bülteninde alınmıştır.

 

 

 

 

Doğu Ekspresinde Cinayet

Yazar: Agatha Christie

Yayınevi : Altın Kitaplar

Gece yarısından sonra artan şiddetli tipi yüzünden Doğu Ekspresi artık yoluna devam edemez durumdadır. Yılın bu zamanlarında lüks tren tamamen doludur. Ertesi sabah yapılan kontroller sonucu tüm yolcuların sağ salim trende olduğu anlaşılır. Ancak, defalarca bıçaklanarak öldürülen Amerikalı yolcunun kompartımanının kapısı içeriden kilitlidir. Sonunda, trende yolculuk etmekte olan Hercule Poirot cinayeti incelemeye başlar. Ancak kimi yolcular, cinayetin izlerini yok edebilmek için yaşlı dedektifin dikkatini dağıtmaya çalışırlar. Poirot, kehanet sayılabilecek bir saptamayla cinayeti bir değil iki şekilde çözümlemeyi başarır.

Basın tanıtım bülteninde alınmıştır.

 

 

Yol Ayrımı

Yazar: Cansu Çevik Turan

Yayınevi : Pen Yayınları

Melda yirmili yaşlarının sonunda İstanbul’da yalnız yaşayan ve metin yazarlığı yapan, kendi halinde bir kadındır. Bugüne kadar yaşadığı ciddi bir ilişkisi olmayan Melda’nın birlikte çalıştıkları şirket sahiplerinden biri olan Mert adında bir arkadaşı vardır. Mert Melda’yla bir ilişki yaşamak isterken Melda ona karşı bir şey hissetmediği için aralarında adı konulmamış bir ilişki vardır. Bir gün Mert birlikte iş yaptıkları insanların geldiği bir davete Melda’yı da götürür ve Melda orada Mert’in tanıştırdığı Sinan diye bir adamı görür. Melda’nın yol ayrımları kendini göstermeye başlar.

Basın tanıtım bülteninde alınmıştır.

 

Güzel Kaybettik

Yazar: Caner Yaman

Yayınevi : Hayykitap

Bize düşen, düştüğümüz yerde beklemek oldu hep.

 Bekleyecektik ve beklenenler asla gelmeyecekti. Gelecek dedikleri şey, olmayanlar, gelmeyenler ve kaybedilenler üzerine inşa edilecekti.

 Soğuk, karanlık, yalnız ve tedirgin koridorların çatlak duvarlarına asılmış

birer gölgeydik bu hayatta.

 Bir fotoğraf kadrajının dışında bırakılmış sevimsiz bir detay,

devam zorunluluğu olmayan sıkıcı bir derstik.

 Öğrenemediler.

 Onlar bizden vazgeçtiler.

Vazgeçtiler ve kazandılar.

 Biz kaybettik. Yine de vazgeçmedik.

Her seferinde daha güzel kaybettik.

 En güzel biz kaybettik…

Basın tanıtım bülteninde alınmıştır.

 

 

Uyku Sersemi

Yazar: Hakan Bıçakcı

Yayınevi : İletişim Yayıncılık

Demir kaydıraklardan boşaltılan taşlar, tuğlalar, beton parçaları, camlar, çerçeveler. Önce gökyüzünü yırtarak gelen bomba sesi.

Süratle yaklaşan, huzursuzluk yüklü uğultu. Ve yükün demir konteynerlere inmesiyle şiddetli patlama. Sonra yeniden aynısı. Sonra yine. Beton bombardımanı altında bir şehir. Yıkılan mahallede döne döne dans edenler. Çifler halinde. Hep aynı figürlerle. Moral bozucu bir ciddiyetle. Gözlerimi kapadım. Koyu yeşil kanepeye uzanmış, inşaat gürültülerini dinleyerek Elif’i bekliyordum.” Kanser gibi büyüyen, başkalaşan şehir ve o şehir hakkında kitap hazırlamak isteyen genç bir editör. Daha dün “burada” olan ve hepsi birer hatıraya dönüşen evler, sokaklar, kitapçılar. Dipten gelen inşaat uğultusu… Günbegün gerçeklik algısını yitiren, çevresini, sesini ve en sonunda yüzünü tanıyamayan bir Kahraman…

Basın tanıtım bülteninde alınmıştır.

 

438 Gün

Yazar: Jonathan Franklin

Yayınevi : İnkılâp Kitabevi

Jonathan Franklin’in okyanusta kaybolan iki arkadaşın yaşam mücadelesini anlattığı kitabı 438 Gün, İnkılâp Kitabevi etiketiyle okurlarıyla buluşuyor.

Yaşam bazen zorlayıcıdır. Ancak insan iradesi şaşılacak derecede dayanıklı olabilir. Direnme eşiğinin zorlandığı 438 Gün, Pasifik’in ıssızlığına sürüklenen iki insanın varlıklarını sürdürmek için verdikleri inanılmaz savaşı anlatıyor.

Açlık, susuzluk ve yalnızlık yaşıma iradesini yenebilir mi?

Gerçek bir yaşamdan esinlenilerek yazılan roman, Jonathan Franklin’in eşsiz anlatımıyla okuyucuya ulaşıyor.

Basın tanıtım bülteninde alınmıştır.

 

 

Gargantua

Yazar: François Rabelais

Yayınevi : Everest Yayınları

Rönesans’ın başlangıcını müjdeleyen yazarlardan biri olan François Rabelais, baba-oğul iki dev olan Gargantua ve Pantragruel’in maceralarını anlattığı beş ciltlik eseriyle Fransız ve dünya edebiyatına damgasını vurmuştur. Gargantua, bu külliyatın en bilindik eseridir.

Obur dev Gargantua’nın hayatını doğumundan başlayarak anlatan bu roman, realizmi fanteziyle, Rönesans bilgeliğini müstehcen esprilerle buluşturuyor ve okurların dünyaya farklı bir açıdan bakmalarını sağlıyor. Rabelais’nin ironi ve mizahla ördüğü kitap, yer yer destansı diliyle dönemin dini, eğitimsel ve askeri uygulamalarını tiye alıyor. Bunu yaparken de okurun iştahını kabartmaktan geri kalmıyor.

Basın tanıtım bülteninde alınmıştır.

 

 

Büyücünün Kızı-Zebraların Hikayecisi 2

Yazar: Spencer Holst

Yayınevi : Dadalus

Zebraların Hikâyecisi projesinin Kedilerin Dili’nden sonraki ikinci cildi. Bu kitap, ilkinden biraz ayrılarak büyülerle, mucize ve kehanetlerle örülü. Dünya barışının Noel annelerince sağlandığı, hayallerin suçtan sayılmadığı, galibiyetin yenilerek alındığı hayli enteresan bir dünya.

 

Holst’un öykülerinde, okuyan zihin, hayal gücünün kıvrık dönemeçlerinde takla atıyor, kurgusal klişeler tepetaklak oluyor. İşte tam bu vaziyetteyken İskoç viskisinin, ayna ve gerçek itirafların anlatılmamış hikâyelerini, gangsterlerle yaşamaya başlayan küçük kızın başına neler geldiğini, yazarın dedesi hakkında bilinmeyen hakikati ve Hans Christian Andersen’in başrolü kaptığı masalı dinleyeceksiniz.

Basın tanıtım bülteninde alınmıştır.

 

Bataklık Kralı’nın Kızı

Yazar: Karen Dionne

Yayınevi : Altın Kitaplar

Çocukken kaçırılan ve Michigan’ın Upper Peninsula bölgesindeki bir bataklıkta, gözlerden uzak bir kulübeye hapsedilen bir kadın… Bu olaydan iki yıl sonra doğan ve on iki yıl boyunca, hiç insan yüzü görmeden, dış dünyadan yalıtılmış olarak büyüyen küçük bir kız… Ona bildiği her şeyi öğreten babası, nam-ı diğer Bataklık Kralı…

Helena, bataklıktan kurtulup yeni bir hayata adım attıktan yıllar sonra, artık güvende yaşadığını sanırken, babasının cezaevinden kaçtığını öğreniyor: Polis insan avına başlamış başlamasına ama o, şanslarının olmadığını da biliyor. Babasını bulmak, yalnızca onun gibi düşünebilen ve iz sürmekte ustalaşmış birinin başarabileceği bir şey: kendisinin yani, Bataklık Kralı’nın kızının.

Basın tanıtım bülteninde alınmıştır.

 

2